Yazı Detayı
14 Mayıs 2018 - Pazartesi 02:12 Bu yazı 309 kez okundu
 
Çocuklarımızı Cinsel İstismardan Nasıl Koruyabiliriz?
Doç. Dr. Havva ALTUNÇUL
femaxmedya@gmail.com
 
 

Değerli okurlarım,  son günlerde yine çocuklara karşı cinsel saldırı haberleri ile karşılaşmaktayız.  Yalnız çocuklara değil yetişkinlere karşıda cinsel saldırı vakalarının arttığını söylemek mümkün. Bunlarla ilgili istatistikler çok yeterli olmasa da mevcut. Bir başka yazımda sizlerle bunları da paylaşmak isterim. Ancak bu gün Çocuğa Karşı Şiddeti Önlemek İçin Ortaklı Ağı ve Çocuklara Yönelik Ticari Cinsel Sömürüyle Mücadele Ağı tarafından Türkiye’de çocuğa karşı cinsel sömürü ve istismarın önlenmesi ile ilgili durumun iyileştirilmesine yönelik bulundukları önerileri sizlerle paylaşmak istiyorum.

Öncelikle bu durumun önleyici tedbirler alınarak önlenebileceğinin altını çizdiler ve Türkiye’nin de içinde yer aldığı 47 Avrupa Konseyi üyesi ülkeler tarafından ortak hazırlanan uluslararası yasalarda yapılması gerekenlerin açık bir şekilde yer aldığını belirttiler.

Yapılan açıklamada önleyici tedbirler özetle şu şekilde sıralandı.

1.Eğitim Kampanyaları düzenlenmelidir.Bu kampanyaların erken çocukluk döneminden itibaren başlatılması ve yalnız çocukları değil, çocuğun ailesi, çocuk bakım ve eğitimi ile ilgilenen kişiler, hatta çocuk ile ilgili çalışmalar yapan profesyonelleri kapsayacak şekilde yapılması gerektiği belirtilmektedir. Kampanyaların Aile Sosyal Politika Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ve Sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla yapılması önerilmektedir.

2.MEB tarafından eğitim müfredatına “toplumsal cinsiyet eşitliği ve cinsel ve üreme sağlığı” eğitiminin eklenmesi gerektiği üzerinde durulmaktadır.

3.Epidemiyolojik araştırmalar yaparak, çocuk istismarının nedenlerini, görülüş oranlarını, coğrafik yayılışlarını, risk faktörleri, suçu önlemek amacı ile alınması gereken önlemler ve çocukların korunma yollarının belirlenmesi gerekliliği vurgulanmaktadır.

Suç işlendikten sonra çocuğun korunmasına yönelik tedbirler ise özetle şu şekilde sıralanmaktadır.

1.Derhal koruma hizmetleri verilerek mağdur ve suç tanığı olan çocuğun daha fazla zarar görmesinin önüne geçilmesi gereklidir.

2.Çocuğa suçlu izlenimi ve duygusu yaratacağı için ve uzun dönemde rehabilitasyon çalışmalarını olumsuz etkileyeceği için çocuk,  güvenlik ve adli hizmetlerin verildiği birimlere götürülmemelidir. 

3.Koruma hizmeti, güvenlik ve adli hizmetide içine alacak şekilde kapsayıcı olmalı ve tek elden çocuk gelişimi, psikolojisi, tıp, sosyal hizmetler uzmanlarından oluşan bir ekip tarafından istismara uğrayan çocuğa, ilk yardım aşamasından uzun süreli rehabilitasyon hizmetlerine kadar uzayan tüm süreçte verilecek hizmetler çocuk izlem merkezlerinde ve üniversitelerin çocuk koruma birimlerinde gerçekleştirilmeli.

4.Özellikle küçük yerlerde çocukların eğitim, bakım ve barınmalarını sağlayan kurumlarda çalışanların suç duyurusu sorasında tehdit ve şiddete maruz kalmalarını önlemek için güvenlik birimlerine yapacakları suç duyurularının anonim tutulmasının yasal güvence altına alınması gereklidir.

Kovuşturma aşaması ile ilgili önerileri ise şu şekilde özetleyebiliriz.

1.Mağdur olan çocuğun yaşamış olduğu kötü zaman dilimini tekrar tekrar yaşamasını önlemek için ifadesi tek seferde ve çocuk izlem merkezlerinde veya üniversitelerin çocuk koruma birimlerinde alınmalıdır.

2.Asli hukukta başlayıp daha sonra  ceza davasına dönüştüğünde aslı hukukta yaşanan süreç tekrarlanmamalıdır.

3. Çocuğa cinsel sömürü ve istismar yapan suçlunun cezalandırılması,  çocuğa verdiği zarar, hukukta orantılılık ve birey olarak çocuk veya çocukların yüksek yararı gözetilerek, cezasızlığa yer vermeyecek şekilde yapılmalıdır.

Çocukta adalet duygusunun yeniden oluşturulabilmesi için;

1.Çocuğa cinsel sömürü ve istismar yapan suçlunun kamu idaresinde çalışan biri olması durumunda Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun’daki soruşturma izni şartlarının aranmaması ve ağırlaştırıcı koşul olarak kabul edilmesi kanuni güvenceye alınmalıdır.

2.Mahkeme,  tek bir uzman görüşü ile değil, en az üç uzmandan (çocuk gelişim uzmanı, psikolog, sosyal hizmet uzmanı) oluşan bir komisyon görüşü ile karar vermelidir.

3.Cinsel sömürü ve istismara maruz bırakılan çocuklara, çocuğun rehabilitasyon çabalarının bir parçası olarak,kendilerine yapılan büyük haksızlığın telafisinin yapıldığının ve suçlunun cezalandırıldığı veadaletin yerine geldiği bilgisi verilmelidir.

Değerli okurlarım bir sonraki yazımda cinsel istismara uğramış olan bir çocuğa nasıl yaklaşılması gerektiği ile ilgili görüşleri aktarmak üzere buluşmak dileğiyle…

Y.Doç.Dr. Havva Altunçul

Adli Bilimler Doktoru

 

 
Etiketler: doç. dr. havva altunçul
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
Haber Yazılımı